!f İstanbul NNZ listeliyor...

!f İstanbul’da kaçırmamanız gereken 13 film


Eğer geç kalırsanız biletleri satışa çıktığı gibi neredeyse tükenen, üçer beşer bilet alınan festival: “!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali”. Bu yıl 15. kez düzenlenen festival, 18-28 Şubat tarihleri arasında İstanbullu seyircisiyle buluşacak. Sizler için İstanbul‘un çeşitli sinema salonlarında gösterilecek filmlerden oluşan bir seçki hazırladık. Haberimizde önerdiğimiz filmlerin yanı sıra film içeriklerini, filmden bazı replikleri ve izleyebileceğiniz sinema salon ve seans bilgilerini bulabilirsiniz. Size kalan tek şey ise biletinizi alıp, sinema salonunun yolunu tutmak. Şimdiden iyi seyirler dileriz.

Entertainment

Entertainment – Şov Dünyası

Entertainment – Şov Dünyası

-Birisi buraya gelene kadar seninle dışarı gelip arabanda oturabilir miyim?

-Burada kalman daha iyi, burası daha sıcak ve güvenli.

Yönetmen:
Rick Alverson

Oyuncular:
Amy Seimetz, John C. Reilly, Michael Cera, Gregg Turkington, Tye Sheridan

ABD, 2015, Renkli, Dcp, 104’, İngilizce, İspanyolca

Kaliforniya çöllerinde, orta yaşlı bir komedyen, komedi turnesinde bir mekandan bir başkasına yol almaktadır. Tuhaf turistik atraksiyonlarda, üçüncü sınıf gece kulüplerinde gözüken isimsiz komedyenimiz bir yandan da yıllardır pek görüşmediği kızına ulaşmaya çalışmaktadır. Gündüzleri, her karşılaşmada daha da yalnızlaşır; geceleri ise büründüğü sahne kişiliğiyle neredeyse düşle gerçek arasında kayıp bir ruhtur. Hollywood rüyası ve kızıyla tekrar bir araya gelme umudu, isimsiz komedyenimizi yavaş yavaş daha da tuhaflaşan gerçeküstü bir yolculuğa sürüklemektedir. Şov Dünyası’nın mizah anlayışı kesinlikle sıradışı; film bir yandan kayıp Amerikan rüyasının nefis bir hicvi diğer yandan da sanat performansı ve komedi arasında mekik dokuyan tekinsiz bir yolculuk, hatta anti-yolculuk. Sinir bozucu, tuhaf ve hüzünlü olmayı aynı anda başaran film, Rick Alverson’ı en sıradışı ve ayrıksı yeni yönetmenlerden birisi olarak tanıtıyor.

Filmin Seansları:
19.02.2016 – 19:00 – Cinemaximum Kanyon 9
23.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Budak / CKM
25.02.2016 – 11:00 – Beyoğlu Fitaş 4
28.02.2016 – 13:00 – Cinemaximum Kanyon 9

Tangerine

Tangerine

Tangerine

Bütün erkekler aldatır, bu yüzden bizim yaptığımızın adına ‘iş’ diyorlar. Bizim hayatımız iş için mücadele etmekten ibaret.

Yönetmen:
Sean Baker

Oyuncular:
Kitana Kiki Rodriguez, Mya Taylor, Karren Karagulian, Mickey O’Hagan, Alla Tumanyan

ABD, 2015, Renkli, Dcp, 87’, İngilizce

Senaryosu, oyuncu seçimleri ve görsel tasarımıyla belki de şimdiye kadar çekilmiş en kendine özgü ‘Noel filmi’. Yirmi sekiz gün hapis yattıktan sonra dışarı çıkan trans seks işçisi Sin-Dee Rella, erkek arkadaşı Chester’ın onu “gerçek” bir kadınla aldattığını öğrenince çılgına döner ve Hollywood sokaklarında ‘cadı avı’ başlar. Yapımcılığını Duplass Kardeşler’in üstlendiği ve Sean Baker’ın üç iPhone 5s kullanarak çektiği Tangerine hem hikâyesi hem de tekniğiyle senenin en yenilikçi yapımları arasında yer alıyor. Filmin başrol oyuncuları Kitana Kiki Rodriguez ve Mya Taylor’ın muhteşem performanslarını Akademi’nin radarına sokmak için Duplass’ların yürüttüğü Oscar kampanyası ise tarihte trans aktrisler için bir ilk olma özelliği taşıyor.

Filmin Seansları:
19.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Kanyon 9
21.02.2016 – 21:30 – Beyoğlu Fitaş 4
27.02.2016 – 13:00 – Cinemaximum Budak / CKM
28.02.2016 – 16:00 – Cinemaximum Citys 7

Cobain Montage of Heck

Cobain: Montage of Heck – Cobain: Kahrolasi Montaj

Cobain: Montage of Heck – Cobain: Kahrolasi Montaj

Birçok şeye müteşekkirim: aileme, çocuğuma. Umarım çok huzurlu olup, sıkıcı ve sıradan olmam.

Yönetmen:
Brett Morgen

ABD, 2015, Renkli, Dcp, 136’, İngilizce

Ailesinden onaylı ilk Kurt Cobain belgeseli olan Cobain: Kahrolası Montaj şimdiden tüm zamanların en yaratıcı ve en samimi rock belgesellerinden biri olarak anılmaya başlandı bile. Courtney Love ve kızı Frances Bean’in Cobain’in daha önce kimsenin görmediği kişisel arşivlerini açmasıyla grunge ikonu hakkında daha önce hiç ortaya çıkmamış anlar ve müziklerle bezeli üzücü ve karanlık bir yolcuğa çıkıyoruz. Brett Morgen’ın sekiz yıldır üzerinde çalıştığı bu belgesel Cobain’in hikâyesini doğduğu kasabadan başlayarak takip ederken, bir yandan da Cobain’in günlükleri ve Courtney’nin çektiği ev videolarıyla bizi onların en kırılgan ve en mahrem hallerine tanık ediyor. İlk kez gün yüzüne çıkan ses kayıtlarını animasyonlarla ve röportajlarla ustalıkla harmanlayan Cobain: Kahrolası Montaj, Kurt Cobain’in en mahrem ve samimi anlarını belgeleyen, fazlasıyla geç kalmış bir karışık kaset.

Filmin Seansları:
20.02.2016 – 19:00 – Cinemaximum Citys 3
24.02.2016 – 16:00 – Beyoğlu Fitaş 4

The Invitation

The Invitation – Davet

The Invitation – Davet

Bu filmin en ilginç tarafı, insanlık anlayışlarından acıyı çıkarmaya çalışan, bu sayede de insanlığı tamamen rafa kaldıran insanlarla ilgili olması.

Yönetmen:
Karyn Kusama

Oyuncular:
Logan Marshall-Green, Tammy Blanchard, Michiel Huisman, Emayatzy Corinealdi, Lindsay Burdge, John Carroll Lynch, Mike Doyle, Michelle Krusiec, Marieh Delfino, Jay Larson

ABD, 2015, Renkli, Dcp, 90’, İngilizce

Eden ve Will’in çocuklarını kaybetmesinin ve ayrılmalarının ardından iki senedir topluca bir araya gelmeyen kalabalık bir arkadaş grubu, Los Angeles’ın bir tepesindeki malikânede buluşurlar. Will uzun süredir gelmediği eski evindeki değişiklikleri gözlerken, Eden’ın yeni eşi David eski dostlarla yeni arkadaşlarını tanıştırır. Sohbetin yönü şarap eşliğinde oynanan itiraf oyunlarına evirildiğinde her şey bir gerilim filminde olması gerektiği gibidir; karanlık ve köşeli. Hikâyeler anlatılıp, evdeki kilitli kapılar açıldıkça köşeler karanlıklara, karanlıklar köşelere yuvarlanır… Bizce bu film hakkındaki tweetleri okumayın, IMDB’yi kurcalamayın, eleştirilere bakmayın. Gelin, koltuğunuza oturun ve derin bir nefes alarak gözlerinizi karanlığa alıştırın. Bu davet size…

Filmin Seansları:
26.02.2016 – 11:00 – Cinemaximum Budak / CKM
28.02.2016 – 11:00 – Cinemaximum Kanyon 9

Mustang

Mustang

Mustang

Ve şekilsiz bok rengi elbiseler giyme sırası bize gelmişti.

Yönetmen:
Deniz Gamze Ergüven

Oyuncular:
Üneş Nezihe Şensoy, Doğa Zeynep Doğuşlu, Elit İşcan, Tuğba Sunguroğlu, İlayda Akdoğan, Nihal Koldaş, Ayberk Pekcan

Fransa, Türkiye, Almanya, 2015, Renkli, Dcp, 94’, Türkçe

Önce kızların uzun dağınık saçları, komşunun bahçesinden çalıp tişörtlerine sokarak meme yaptıkları elmalar vardı. Sonra aniden erkeklerle suda oynamak cezalandırılması gereken bir şey oluverdi. İnebolu’da babaanneleri ve amcalarıyla yaşayan beş kardeşin fazlasıyla kendileri, fazlasıyla başına buyruk olmaları eve, kadınlığa, evliliklere kapatılmalarını gerektiriyordu. İlk bakışta, zorla kadın yapılan kızların hikâyesi gibi duran Mustang, esasında beş kafalı bir kadın canavarının henüz büyümemiş küçük kadıncıklara, cüsseli adamların her köşeden çıkıp gelen kötücül bakışlarına ve suçlayan fısıldamalarına karşı verilen epik mücadelenin filmi. Kadın vücudunun cinsellikle değil kardeşlikle, denizle, bitkilerle, güneşle anlatıldığı küçük vahşi atların hikâyesi. Fransa’nın Oscar adayı Mustang’in müzikleri Nick Cave and the Bad Seeds’den Warren Ellis’in imzasını taşıyor.

Filmin Seansları:
24.02.2016 – 11:00 – Cinemaximum Citys 7
27.02.2016 – 13:00 – Cinemaximum Citys 3

No Home Movie

No Home Movie

No Home Movie

Yıllardır hemen her yerde, uygun bir açı bulduğum anda çekim yapıyorum. Bunu yaparken aklımda özel bir şey yok, yalnızca tüm bu imgelerin bir gün bir filme ya da enstalasyona dönüşeceğine dair belli belirsiz bir his var. Kendimi içgüdülerime bırakıyorum.

Yönetmen:
Chantal Akerman

Belçika, Fransa, 2015, Renkli, Dcp, 115’, Fransızca, İngilizce

“Bu film her şeyden önce artık bizimle olmayan annem hakkında. 1938 yılında Polonya’daki şiddetten ve pogromlardan kaçıp Belçika’ya gelen bu kadını sadece evinin içinde görebiliyoruz, Brüksel’deki bir apartman dairesinde. Ama film, aynı zamanda annemin görmediği, evin dışında kalmış keşmekeş içindeki dünyayı da konu ediniyor.” Geçtiğimiz Ekim ayında kaybettiğimiz Chantal Akerman’ın annesi hakkında insanın içine işleyecek derecede samimi olan bu filmi sadece kişisel yaralarla ve onları çevreleyen şeylerle ilgili değil. Aynı zamanda mekanın ve zamanın ruhunu en iyi yakalayabilen sinemacılardan birisinin, belki de en iyisinin, bize dünyaya bakmanın farklı biçimlerini keşfetme imkanı veren son armağanı.

Filmin Seansları:
21.02.2016 – 16:00 – Cinemaximum Citys 3
24.02.2016 – 11:00 – Beyoğlu Fitaş 4

Demolition - Yeniden Başla

Demolition – Yeniden Başla

Demolition – Yeniden Başla

Evrak çantası taşıyan insanlardan birisi olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Bana hep okula sefer tası götürülmesini hatırlatır.

Yönetmen:
Jean-Marc Vallée

Oyuncular:
Jake Gyllenhaal, Naomi Watts, Chris Cooper, Judah Lewis

ABD, 2015, Renkli, Dcp, 100’, İngilizce

Davis Mitchell karısını trajik bir araba kazasında kaybetmiş başarılı bir bankacıdır. Kayınpederi Phil’in baskılarına rağmen bir türlü kendini toparlayamamıştır ve giderek kontrolünü kaybetmektedir. Bir gün hastanede parasını kaptırdığı otomatı üreten şirkete bir mektup yazar. Oldukça düzenli yazılmış bu şikayet mektubu, şirketin müşteri temsilcisi Karen Mareno’nun dikkatini çeker ve aralarında mektup arkadaşlığı başlar. Yas tutmayı beceremeyen Davis ile kendi duygusal sorunlarıyla uğraşmakta olan Karen, kendilerini tuhaf bir ilişkinin içinde bulurlar. Karen ve oğlu Chris’in yardımıyla Davis, işe önceki hayatını yavaş yavaş yıkarak başlayacaktır. Gece Vurgunu ve Son Şans gibi parladığı filmlerin ardından Jake Gyllenhaal, bugüne kadarki en incelikli performanslarından birisiyle karşımızda. Hiç yabancısı olmadığı bir alana geri dönen Jean Marc-Vallée ise, erkeklik hallerini çok güzel tersyüz ediyor ve yılın en iyi filmlerinden birisine imza atıyor.

Filmin Seansları:
27.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Citys 7
27.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Citys 3
27.02.2016 – 21:30 – Beyoğlu Fitaş 4
27.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Budak / CKM
27.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Kanyon 9
28.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Citys 7

A Bigger Splash

A Bigger Splash – Sen Benimsin

A Bigger Splash – Sen Benimsin

– Harry, bu bir mezar işte.

– Avrupa’nın kendisi bir mezar zaten.

Yönetmen:
Luca Guadagnino

Oyuncular:
Ralph Fiennes, Dakota Johnson, Matthias Schoenaerts, Tilda Swinton

İtalya, Fransa, 2015, Renkli, Dcp, 120’, İngilizce, İtalyanca

Jacques Deray’ın La Piscine (1969) filminden yola çıkan Sen Benimsin, Benim Adım Aşk’ın yönetmeni Luca Guadagnino’nun son güzelliği. Tilda Swinton’la işbirliğine devam eden Guadagnino orijinal Fransız filminin meşhur havuzunu cool çift Marianne (Tilda Swinton) ve Paul’un (Matthias Schoenaerts) etrafında hayal ediyor. Bu sefer güneşli İtalyan adası Pantelleria’nın yakınlarındayız ve rock yıldızı Marianne ve belgeselci Paul’u dışarıdan oldukça çekici ve huzurlu görünen tatillerinde yakalarız. Bu birlikteliğin ve manzaranın verdiği huzur bir gün eski arkadaşları Harry ve onun kızı Penelope’nin (Ralph Fiennes ve Dakota Johnson) çıkagelmesiyle bir anda çatırdamaya başlar. Bu dörtlü arasında yaşanan kıskançlık, eski hesaplaşmalar ve cinsel gerilimle dolu dekadan yaşam yavaş yavaş farklı bir boyut almaya başlar. Flörtleşmelerin, yanlış anlaşılmaların altında yatan mizahı yakalamayı ve yemek, müzik ve dansa teğet geçen böylesine görkemli bir burjuvazi eleştirisini ancak Guadagnino başarabilirdi. Nefis performanslar ve akıldan çıkmayacak bir dans sahnesi de cabası!

Filmin Seansları:
21.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Citys 7
21.02.2016 – 21:00 – Cinemaximum Citys 3
23.02.2016 – 21:30 – Beyoğlu Fitaş 4
25.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Kanyon 9
27.02.2016 – 16:00 – Cinemaximum Budak / CKM

Liza, The Fox-Fairy

Liza, The Fox-Fairy – Tilki Perisi Liza

Liza, The Fox-Fairy – Tilki Perisi Liza

Mutluluğun kokusu Mekk Burger Restoranı’nı dolduruyordu.

Yönetmen:
Károly Ujj-Mészáros

Oyuncular:
Mónika Balsai, David Sakurai, Piroska Molnár, Zoltán Schmied, Gábor Reviczky

Macaristan, 2015, Renkli, Dcp, 98’, Macarca, Japonca

Liza, güzel, naif ve çok yalnız bir hemşiredir. Yatılı olarak çalıştığı evde, bir süredir kendisine arkadaşlık eden Japon bir şarkıcının hayaliyle mutlu olmaktadır. Sürekli okuduğu ucuz bir Japon romanının etkisiyle hayatının aşkını beklemektedir. Fakat bir anda etrafında onu seven ya da sevebilecek olan herkes birer birer ölmeye başlar. Bu gizemli ölümler emniyetin dikkatini çeker ve olayların iç yüzünü öğrenmek için bir polis, Liza’nın evine kiracı olarak taşınır. Bir gün Liza, bir peri masalına denk gelir ve kendisinin bir ‘Tilki Perisi’ olduğuna inanmaya başlar; ona âşık olan her adama istemeden ölüm getiren, Japon mitolojisinden bir figür. Peki bu laneti bozabilecek midir? Bu sıradışı fantastik komedi, her ne kadar Amelie’yi andırsa da kesinlikle kendine has bir büyüleyiciliği, kendine has rengârenk, şehvetli ve bol kanlı bir havası var. Bu arada filmdeki harika müzikleri de atlamamak gerek!

Filmin Seansları:
20.02.2016 – 11:00 – Cinemaximum City’s Salon 3
27.02.2016 – 19:00 – Cinemaximum City’s Salon 3

James White

James White

James White

Gitmem gerek. Döndüğümde hayat için hazır olacağım.

Yönetmen:
Josh Mond

Oyuncular:
Christopher Abbott, Cynthia Nixon, Scott ‘Kid Cudi’ Mescudi, Makenzie Leigh, Ron Livingston

ABD, 2015, Renkli, Dcp, 85’, İngilizce

Filme adını veren James White’a bir gece kulübünde dans ederken rastlıyoruz ilk, kamera onun hareketlerini o kadar yakından takip ediyor ki, neredeyse derisinin altına geçip onun bedenini ele geçirmek ister gibi. Film, yirmili yaşlarında, babasını yeni kaybetmiş ve kendine zarar vermeye, ölümcül bir hastalıkla mücadele eden annesine yardım etmekten daha meyilli New Yorklu James White’ın etrafında geçiyor. Martha Marcy May Marlene’in yapımcısı Josh Mond’un ilk yönetmenlik denemesi James White göze ve duyulara hitap eden, hem hüzünlü hem de büyüleyici bir büyüme hikâyesine dönüşüyor. Büyümeyi, büyürken yaşanan o kaybolma duygusunu, kaosu ve güzelliği harmanlayan film, Christopher Abbott ve Cynthia Nixon’ın olağanüstü performanslarıyla da dikkat çekiyor.

Filmin Seansları:
18.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Kanyon 9
20.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Budak / CKM
22.02.2016 – 19:00 – Beyoğlu Fitaş 4
24.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Kanyon 9

Mon Roi - Prensim

Mon Roi – Prensim

Mon Roi – Prensim

Tony: “Pisliğin teki değilsin, değil mi? ” Georgio: “Tabii ki hayır, pisliklerin kralıyım ben. Önde gideniyim onların.

Yönetmen:
Maïwenn

Oyuncular:
Vincent Cassel, Emmanuelle Bercot, Louis Garrel, Isild Le Besco

Fransa, 2015, Renkli, Dcp, 130’, Fransızca

İlişki Tony’yi yavaşça öldürüyor. Oysa ilk tanıştığında, Georgio onu kıvrak zekasıyla, ani güzellikleriyle, özgürlüğüyle etkilemişti; ertesi sabah uçar gibi birbirlerine düşmüşlerdi. O sabah, tutku ve aşkla olduğu kadar, acı ve yalnızlıkla dolu bir on yılın ilk sabahıydı Tony için. Prensim, ilişkinin sonuyla açılıyor: Tony’nin bir kayak tatilinde kırdığı bacağını iyileştirmek için gittiği bir rehabilitasyon merkezinde; Tony’yi bacağından çok daha fazla yeri kırık bir halde görüyoruz. Georgio’nun ilk başta Tony’yi çeken özgürlüğünün yokluğa, kıvrak zekasının yalanlara, inceliklerinin başka kadınlara döndüğü, Tony’nin yine de aşkta kaldığı, dayandığı ve dayanamadığı yıllara tanık oluyoruz. Bu can yakan bir aşk ve bir kadın hikâyesi. Prens’i Tony’nin canını yakarken, Tony’nin deli-aşkını, düşüşlerini ve yok oluşlarını canlı bir kalbin atışları gibi duyumsuyoruz. Belki de ruhun gücü dediğimiz şey, alışılageldik tanımların arkasında bir yerde yatıyordur.

Filmin Seansları:
19.02.2016 – 21:30 – Beyoğlu Fitaş 4
20.02.2016 – 19:00 – Cinemaximum Citys 7
24.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Budak / CKM
26.02.2016 – 21:30 – Cinemaximum Kanyon 9

Viva

Viva

Viva

Bu, dönüşüm hakkında bir film.

Yönetmen:
Paddy Breathnach

Oyuncular:
Jorge Perugorria, Luis Alberto Garcia, Héctor Medina, Luis Manuel Álvarez, Renata (Maikel Machin Blanco), Laura Alemán

İrlanda, Küba, 2015, Renkli, Dcp, 100’, İspanyolca

Havana’da küçücük odasında tek başına yaşayan Jesus, bir grup drag sanatçıya makyaj ve saç yaparak hayatını kazanır ve komşularının yardımlarıyla yaşamına devam eder. En büyük hayali sahnede drag performansıyla şarkı söylemektir. Büyük bir şans eseri sahneye çıkarak hayallerine kavuştuğu ilk gece, izleyicilerden birinin saldırısına uğrar. Jesus şaşkınlıkla yere yığılırken, göz göze geldiği saldırganın on beş senedir hapiste olan babası olduğunu fark eder. Yıllar sonra birlikte yaşamaya başlayan baba oğul, birbirlerinden beklentileriyle yaşadıkları gerçeklik arasındaki uçurumun bir kez daha farkına varırken, bir yandan da aşkı keşfederler. İrlandalı yönetmen Paddy Breathnach uzun süren bir araştırma süreci sonrası tamamladığı, Havana’nın kendine has havasında geçen bu içten hikâyeyi klişelerin tuzaklarına düşmeden anlatmayı başarıyor. Viva 2016’da İrlanda’yı Akademi Ödülleri’nde temsil etmek için aday gösterildi.

Filmin Seansları:
21.02.2016 – 13:00 – Cinemaximum Citys 7
28.02.2016 – 19:00 – Beyoğlu Fitaş 4

Brand: A Second Coming - Brand: Diriliş

Brand: A Second Coming – Brand: Diriliş

Brand: A Second Coming – Brand: Diriliş

Alo, devrimimize katılmak ister misiniz?

Yönetmen:
Ondi Timoner

Katılımcılar:
Russell Brand

Birleşik Krallık / Uk 2015, Renkli / Colour, Dcp, 118’, İngilizce / Englısh

Şurası kesin: Russell Brand’e kayıtsız kalınamıyor. Seveni de eleştireni de bol. Çok ses getiren bu belgeselde Brand’in uyuşturucu bağımlılığından ve kendi ifadesiyle “narsistlikten” Hollywood yıldızlığına uzanan yolculuğuna, ardından beklenmedik bir şekilde ateşli bir devrimci olarak yeniden doğuşuna tanıklık ediyoruz. !f’te de gösterilen belgeseli Her Şeyimiz Meydanda’dan hatırlayacağınız yönetmen Ondi Timoner bizi son derece karmaşık bir adamın iç dünyasına davet ederken, bir yandan da devrim çağrısını, bu tema etrafında kurduğu hem komik hem tartışmalı stand-up turnesini anlatıyor. Çok zeki ve belagati kuvvetli bir insan olan Brand, davasına tutkuyla bağlı ve genel olarak inanılmaz derecede komik. Film Brand’in gençliğini, ailevi sorunlarını, henüz on altı yaşındayken Londra’da şöhreti kovalamasını, uyuşturucu ve seks bağımlılığını ve uluslararası starlığa uzanan yolculuğunu anlatıyor. Kenya’da tanık olduğu yoksulluğun boyutuyla gözleri açılan Brand, meditasyonla birlikte içsel bir dönüşüm yaşıyor. Ondi Timoner, Brand’in çelişkilerle dolu mücadelesini ustalıkla anlatıyor –kendisini yaratan sistemi yıkmaya çalışan bu adam bunu becerebilecek mi?

Filmin Seansları:
20.02.2016 – 16:00 – Cinemaximum Citys 7
22.02.2016 – 21:30 – Beyoğlu Fitaş 4
25.02.2016 – 19:00 – Cinemaximum Kanyon 9


Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir