Seni Seviyorum Türkiye

Seni Seviyorum Türkiye


Prömiyerini 21. İstanbul Tiyatro Festivali’nde yapan, Ceren Ercan’ın kaleme alıp, Yelda Baskın’ın yönettiği “Seni Seviyorum Türkiye”, 14-28-31 Mart tarihlerinde saat 20.30’da Yunus Emre Kültür Merkezi Turhan Tuzcu Salonu’nda.

BBT-Bakırköy Belediye Tiyatroları
Yazan: Ceren Ercan
Yöneten: Yelda Baskın
Sahne ve Işık Tasarımı: Cem Yılmazer
Müzik Tasarımı: Okan Kaya
Hareket Düzeni: Melih Kıraç
Kostüm Tasarımı: Selin Ölçen
Dramaturji: Ceren Ercan
Asistanlar: Ercan Koçak, Emre Sırımsı
Oynayanlar: Alican Yücesoy, Defne Şener Günay, İrem Sultan Cengiz, Emre Koç, Damla Karaelmas Gökhan

“Mutlu bir şekilde uyanabilirdik,  bu ülkenin her hangi bir yerinde.. Kaş olmayan, Bodrum olmayan, İzmir olmayan…Başka bir yer. Olabilir miydi? Bizim ülkemiz nerede başlıyor? Nerede bitiyor bizim ülkemiz?”

“Seni Seviyorum Türkiye” beş kişinin peşinden bizi İstanbul’da bir çamaşırhaneye sürüklüyor. Ülkenin değişen koşulları içinde kendine bir yer ve varolma nedeni arayan bu beş kişi çamaşırhanede geçirdikleri süreçte tahammülün ve baş etmenin sınırları içinde geziniyorlar. Kendini ifade etmenin dilini bulamayan hatta onu aramaktan vazgeçip kendi gündemini yaratma çabasında olanlar saklandıkları yerden çıkıyorlar.

Kısılan seslerimiz; yan yana geldiğimizde nasıl bir kaos yaratıyor bugün? Bu kaos yarına dair yeni bir imkanı içinde saklıyor mu?

Bir ülkenin gittiği yere bakarak o ülkenin geleceği içinde kendini göremeyenlerin bir kısmı olan bitene tepki vermeyi, bir kısmı ise bu tepkiyi ertelemeyi tercih ediyor. Bu beş kişi erteledikleri tepkilerin gündelik hayatlarında yarattığı tüm karmaşa ile karşımızdalar. Baskıladıkları, yok saydıkları şeylerle bu kez yan yana baş etmek zorundalar. Bir tür ruhsal karnaval içinde ortaya saçılanlar uzun süredir açığa çıkmayı bekleyen tüm şeyler gibi coşkuyla korku arasında bir eşikte duruyor.

Bu eşik hali onları; varlık ile yokluk, susmak ile haykırmak, yok etmek ile yok olmak, gitmek ile kalmak arasında bir yerlerde tutuyor.

BBT “Seni Seviyorum Türkiye” ile bugüne ait içerden hikayeler anlatmanın yolunu ararken sahne için de yeni sorular sormanın peşinden gidiyor. Bugünün kendisini görünür kılabilecek bir sahne estetiğini de bu arayışın bir parçası haline getiriyor. Yaşarken karamsarlık içinde baktıklarımıza tiyatronun birleştirici gücü ve coşkulu özü ile yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.

Yaklaşık 90’ sürer; ara yoktur. 


Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir