kızgın damdaki kedi nnz Köşe

Sezonun yeni oyunu: “Kızgın Damdaki Kedi”


kızgın damdaki kedi“Cat on a Hot Tin Roof” yani Türkçeye uyarlanmış haliyle “Kızgın Damdaki Kedi”, Tennessee Williams’ın 1955 Pulitzer ödüllü oyunu… Çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı olan bu oyun, 1958 yılında aynı isimle beyazperdeye uyarlanmış ve başrollerini Elizabeth Taylor ve Paul Newman paylaşmıştır. Filmdeki performansları Paul Newman’a ilk kez, Elizabeth Taylor’a ise ikinci kez Oscar adaylığı getirmiştir.

2016-2017 tiyatro sezonu henüz yeni yeni açılıyorken birçok oyun da prömiyer yapmaya başladı. Sezonun yeni oyunlardan bir tanesi de Mam’art Tiyatro’nun bir “Tennessee Williams” uyarlaması olan: “Kızgın Damdaki Kedi” oyunu. Serkan Salihoğlu oyunun yönetmenliğini üstlenirken; Sezin Akbaşoğulları, Tuğrul Tülek, Ayten Uncuoğlu, Ünal Silver, Bennur Duyucu ve Ömür Kayakırılmaz oyuncu kadrosunu oluşturuyor.

Feri Baycu Güler tarafından kurulan Mam’art Tiyatro, aslında çok da yeni olmasına rağmen 2015 yılından beri her sezonda yeni bir oyunla buluşturdu tiyatro seyircisini. “Özel Kadınlar Listesi”, “Nereye Gitti Bütün Çiçekler” ve son olarak 13 Ekim’de Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde prömiyer yapan “Kızgın Damdaki Kedi”.

“Şapkalar, konfetiler, kutlama çığlıkları,
vee gizli kalan sırlar…”

Oyun, bir Amerikan ailesinin tüm fertlerinin iç yüzünü çok net biçimde görmemizi sağlayan bir doğum günü partisinden ibaret. Eski spor yıldızı Brick (Tuğrul Tülek) ve Maggie (Sezin Akbaşoğulları) evlidir ve Brick kocalık görevlerini yerine getirmeyi ısrarla reddetmektedir. Maggie’nin kendine her el uzatışını düşünmeden geri çevirir. Evin içinde kendilerinden başka Brick’in 65. yaşını kutlayacakları babası Harvey (Ünal Silver), tüm hayatını kocasına olan sevgisini ispata adayan annesi (Ayten Uncuoğlu), karısının sözünden çıkmayan, babası tarafından sevildiğine hiçbir zaman inanmamış ağabeyi Gooper (Ömür Kayakırılmaz), tam bir servet düşkünü yengesi Mae (Bennur Duyucu) ve Maggie’nin boyunsuz canavarlar olarak nitelendirdiği 6.’sı gelmek üzere olan 5 yeğeni vardır. Ev kalabalıktır, çiftlik sahibi yaşlı Harvey hastadır ve karısının ona bir şey olacak diye ödü kopmaktadır. Gooper ve karısı Mae’nin tek derdi babalarının mirasına konmakken, Brick’in etrafında olan hiçbir şeyi umursamaması Maggie’nin damdaki kedi gibi kızışmasına neden olmaktadır. Derken Harvey’in 65. doğum günü pastası konfetiler, şapkalar ve kutlama çığlıkları eşliğinde gelir. Tüm gerçekler işte bundan sonra gün yüzüne çıkacaktır…

kızgın damdaki kedi

Serkan Salihoğlu, Feri Baycu Güler ve Tuğrul Tülek’in dilimize çevirdiği “Kızgın Damdaki Kedi”de sahne, Brick ve Maggie’nin yatak odası şeklinde düzenlenmiş. Yönetmen Serkan Salihoğlu, tamamı büyük bir evin içinde geçen hikayeyi ustalıkla bu yatak odasına sığdırmış. Hiçbir oyuncunun sahneden ayrılmadığı oyun 80 dakikalık bir tek perde. Konu, daha uzun sürede anlatılabilme ihtimali olmasına rağmen gayet başarılı, izleyeni sıkmayacak şekilde minimize edilmiş. Oyunculuklara ise söylenebilecek söz yok. Tuğrul Tülek’i Mam’art Tiyatro’nun son oyunu “Nereye Gitti Bütün Çiçekler”in yönetmen koltuğundan sonra bu oyunun başrolünde izlemek ne büyük keyif. İzleyici koltuğunda otururken sahnede canlandırdığı karaktere bürünen Tülek’e söylenebilecek tek söz var: “Ne kadar ruhsuzsun Brick!” Kocasını yeniden kazanmayı ve hayata döndürmeyi hayat amacı haline getirmiş olan Maggie yani Sezin Akbaşoğulları’nın çırpınışları ise ne kadar da işveli. Oyunun adında olduğu gibi kendisi tıpkı bir Kızgın Damdaki Kedi”. Tiyatro sahnesinde ilk kez izlediğim Sezin Akbaşoğulları rolünü yaparken kendinden çok emin, tutkulu, ne istediğini bilen ve ısrarcı bir aşık. Ayten Uncuoğlu ve Ünal Silver yılların vermiş olduğu tecrübe ile sahnede izleyiciye adeta tokat atıyorlar. Hepimizin çok yakından tanıdığı evine, çocuklarına ve eşine düşkün bir anne ve despot, yalandan nefret eden, tüm hayatını gözle görmediğimiz ama her daim var olan kurallara göre oynamış bir baba. Ağabey Ömür Kayakırılmaz ve yenge Bennur Duyucu ise her ailenin içinde olan bir dayı-yenge, amca-yenge ikilisi rolünün üstesinden başarı ile gelmişler. Sonsuz gıcık olabilirsiniz. Boyunsuz çocukları sorarsanız biz de göremedik ama sesleri oldukça çığırtkan : )

“Bazen sırlar, menfaatlerle örtüşür;
açığa çıktıklarında ise vicdan muhasebesi…”

Brick’in hayata küsmesinin nedeni neydi? Maggie, kocasını yeniden geri kazanabilecek miydi? Bu koskoca çiftlik ve Harvey’in senelerce tırnaklarıyla kazıyarak kazandığı servet ne olacaktı? Ağabey ve yenge ikilisinin akıbeti ne olacaktı? Hepsinin cevabı oyunda gizli. Gerçekler açığa çıkarken izleyiciye bir takım vicdani sorgulamaları da yaptırmıyor değil. Bazen sırlar, menfaatlerin korunmasıyla örtüşür ve açığa çıktıklarında vicdan muhasebesiyle baş başa bırakır. Gerçeklere kafa yorulması, bir takım kurallar, ölçütler ve kolay yollar uğruna kendi kendimizi kandırmamızın sonuçlarının ne olabileceği tartışması oyun çıkışı muhabbetinin kaçınılmazı olacaktır diye düşünüyorum.

Yeni oyunlar açısından sezon oldukça verimli geçecek gibi gözüküyor. Henüz hangisine gideceğim gibi bir düşünceniz yoksa ve kararsızsanız ya da izlenecekler gibi bir liste oluşturduysanız ama içinde Kızgın Damdaki Kedi yoksa “nerde ne zaman” ekibi olarak önerimizdir.


Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir