Tüm zamanların en iyi 10 filmi NNZ listeliyor...

Tüm zamanların en iyi 10 filmi


2016 yılının Türkiye’sinde sinemaya gitmeyenimiz yoktur herhalde, DVD almayanımız, her ne kadar resmi olmasa da internetten film izlemeyenimiz, “aaa şu filmi izledin mi?” diye eşine dostuna sormayanımız… Birçok filmi izlediğimizi zannederiz ama bazen çok popüler olan, hatta ismini neredeyse bizim dışımızda duymayan kalmamış olan bir film her defasında pat diye karşımıza çıkıverir. Belki hala duymayanınız vardır ya da hatırlayıp tekrar izlemek isteyen takipçilerimiz çıkar diye 10 filmlik bir liste derledim.

The Shawshank Redemption / Esaretin Bedeli (1994)

Unutma Red, umut iyi bir şeydir, belki de en iyisi. Ve iyi şeyler asla ölmez.

Esaretin BedeliEsaretin Bedeli (The Shawshank Redemption), Frank Darabont’un senaryosunu yazdığı ve yönettiği, başrollerinde Tim Robbins ve Morgan Freeman’ın yer aldığı 1994 yapımı Amerikan dram filmidir.

Stephen King’in Rita Hayworth ve Shawshank’in Kefareti adlı novellasından uyarlanan film, masumiyetini iddia etmesine rağmen karısını ve sevgilisini öldürdüğü gerekçesiyle Shawshank Devlet Cezaevi’nde yaklaşık 20 yılını geçiren bankacı Andy Dufresne’in hikayesini anlatır. Cezaevinde kaldığı süre boyunca diğer mahkûmlardan Ellis Boyd “Red” Redding ile arkadaşlık kuran Dufresne, cezaevi müdürünün para aklama faaliyetlerine yardım etmeye başladıktan sonra gardiyanlar tarafından korunmaya başlanır.

Film, gişe hasılatının bütçesini zor karşılamasına rağmen eleştirmenlerden olumlu eleştiriler aldı ve birçok ödüle aday gösterildi. Sonrasında kablo televizyon, VHS, DVD ve Blu-ray üzerinde dikkate değer bir ilgi gördü. Amerikan Film Enstitüsü’nün hazırladığı AFI’nın 100 Yılı… 100 Film listesinin 10. yıldönüm sayısına dahil edildi. IMDb sitesinde 1.462.670’dan fazla kişinin oylarıyla 10 üzerinden 9.3 puan aldı ve gelmiş geçmiş en iyi film seçildi.

Once Upon a Time in America / Bir Zamanlar Amerika (1984)

Sana tek bıraktığım, ölümüme sebep olduğunu düşünerek 35 yıl çektiğin vicdan azabı oldu.

Bir Zamanlar AmerikaBir Zamanlar Amerika (orijinal adı İtalyanca: C’era una volta in America, İngilizce: Once Upon a Time in America), 1984 yılında, Sergio Leone tarafından yönetilen İtalya-ABD ortak yapımı filmdir. Film, Sergio Leone’nin yönettiği son filmdir. Filmin müziklerini İtalyan müzisyen Ennio Morricone yapmış olup, dünyanın en iyi soundtrack albümlerinden biri olarak görülmektedir. Başlıca oyuncuları Robert De Niro, James Woods, Elizabeth McGovern ve Tuesday Weld’dir.

New York’da Yahudi olan David ‘Noodles’ Aaronson (Robert De Niro), ve arkadaşları 20. yüzyılın başlarında New York’da büyümüş ve isimlerini her yerde duyurmak isteyen gangsterler olarak yetişmiştir. Filmin başlıca karakteri olan David Aaronson (dolayısıyla diğer karakterlerinde) çocukluğu, gençliği ve yaşlılığında süre gelen olaylar anlatılmıştır. Arkadaş grubu çeşitli nedenlerden ötürü dağılır ve uzun bir süre sonra tekrar bir araya gelip, çocukluk hayallerini gerçekleştirmek için işe koyulurlar. Film bir insanın üç dönemi (çocukluk, gençlik ve yaşlılık) içerisinde geçtiği için o yıllarda ABD’de ortaya çıkan olaylar, yasaklar ve durumları ele almıştır.

The Green Mile / Yeşil Yol (1999)

Karanlıktan korkuyorum patron lütfen ışığı kapatma…

Yeşil YolYeşil Yol (orijinal ismiyle The Green Mile) 1999 yapımı dram filmidir. Yönetmeni ve senaristi Frank Darabont’tur. Film Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır.

Film, En İyi Film Akademi Ödülü, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Akademi Ödülü, En İyi Uyarlama Senaryo Akademi Ödülü ve En İyi Müzik Akademi Ödülü’ne aday gösterilmiştir.

Oldukça iri yarı biri adam olan John Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkûm olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça ince ve karmaşık bir iç dünyası olan Coffey, bazı doğa üstü güçlere sahiptir. Hapishanenin infaz odası baş gardiyanı Paul Edgecomb’un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sorması ile birlikte aralarında bir diyalog başlar. Hasta olan Edgecomb’un Coffey’in güçleri sayesinde iyileşmesiyle olaylar gelişmeye başlar. Coffey, doğa üstü gücü sayesinde kendi içine çektiği hastalıkları ağzından serbest bırakarak hayatına devam edebilmektedir. Edgecomb’in, Coffey’in bu gücünün farkına varmasıyla Coffey’e olan düşünceleri tamamen değişmeye başlar. Coffey bu gücü sayesinde mucizeler yaratmaktadır ve Edgecomb bu mucizenin yaşamaya devam etmesi gerektiğini düşünmektedir.

Çekimlerin yapılacağı mekân olarak, şimdilerde artık kullanılmayan Tennessee Eyalet Hapishanesi karar kılınmıştır. İnfazların yapıldığı elektrikli sandalyenin tasarımı yapılırken New York`taki Sing Sing hapishanesindeki gerçeğinden yararlanmıştır.

Film eleştirmenlerce iyi bir Stephen King romanı adaptasyonu olarak nitelendirilmiştir. Romandan çok az bir bölüm çıkarıldığından üç saatlik uzun bir film olmuştur. Film, IMDb’de (İnternet Film Veritabanı) Şubat 2014 itibariyle yaklaşık 492.188 kişinin oyu ile 10 üzerinden 8,5 ortalama puanla en iyi 250 film listesinde 45. sıradadır.

Saving Private Ryan / Er Ryan’ı Kurtarmak (1998)

Bazen merak ediyorum, geri döndüğümde karımın beni tanıyamayacağı kadar çok değişmiş olabilir miyim?

Er Ryan'ı KurtarmakEr Ryan’ı Kurtarmak (Saving Private Ryan), Steven Spielberg tarafından yönetilerek, Robert Rodat tarafından yazılan, II. Dünya Savaşı konulu bir savaş filmi.

Film, Yüzbaşı John H. Miller (Tom Hanks) ve yanında bulunan askerlerin (Tom Sizemore, Edward Burns, Barry Pepper, Vin Diesel, Giovanni Ribisi, ve Adam Goldberg), diğer üç kardeşi savaş sırasında farklı cephelerde ölen, bunun sonucunda eve dönüş vizesi alan James Francis Ryan isimli askeri bulmaya çalışırken başlarından geçenleri konu almaktadır.

Filmin ilk 20 dakikasındaki Normandiya Çıkarması sahnelerinin, dünya sinema tarihindeki yeri ayrıdır. Film eleştirmenleri bu sahneleri aşırı gerçekçi olarak nitelendirmiştir. Bununla beraber yapıldığı yılın en iyi film Oscar’ını alamaması film eleştirmenleri tarafından Oscar tarihinin ayıpları listesinde yer alır.

IMDb internet sitesinde sinema tarihinin en iyi 250 filmi listesinde 8.6 puan ile 34. sırada bulunmaktadır.

The Bourne Ultimatum / Son Ültimatom (2007)

En iyisini um, en kötüsüne hazırlan.

Son ÜltimatomSon Ültimatom (The Bourne Ultimatum) 2007 yapımlı, 80. Akademi Ödülleri töreninde 3 Akademi Ödülü sahibi olmuş, eleştirmenler tarafından çok beğenilmiş, The Bourne Legacy isimli devam filmi düşünülen, İMDb Top 250 listesinde yer alan başrolünü, yani Jason Bourne karakterini Akademi Ödüllü oyuncu Matt Damonun oynadığı, sountrackinde sadece müzikler hariç Moby’nin The Extreme Ways şarkısının yer aldığı bir aksiyon/casus filmidir. Robert Ludlumun aynı isimli eserinden yola çıkarak çekilmiş, Bourne serisinin (Geçmişi Olmayan Adam ve Medusa Darbesi serinin diğer filmleridir) üçüncü filmidir.Oldukça yüksek tempolu ve aksiyonun hemen hemen hiç dinmediği filmlerden biridir.

Jason Bourne (Matt Damon) geçmişindeki sırları bir türlü öğrenememektedir. Kendisinin canlı olduğunu bilenler ise kendisi ortadan kaldırmak istediğinden, Moskova, Rusyaya taşınır ancak burda tekrar bulunur ve hayatta çok sevdiği bir insan, kendisine yardım etmiş Marie Helena Kreutz (Franka Potente) kazada kayb edince, Jasonun tekrar geçmişindeki sırları bulma ve yine bir macera yaşamasının zamanı gelmiştir. Artık Moskovadan Parise, Ordanda Fasa gidecek olan Bourne’u çeşitli maceralar ve gerilim beklemektedir.

Film $110 Milyon dolarlık bütçesine rağmen dünya çapında $442,911,572 gibi büyük bir başarı elde etti. Film Rotten Tomatoesdeki 223 eleştirmenin 208’inden olumlu eleştiriler alarak Fresh değerlendirmesi almıştır. Film Empire dergisi tarafından en iyi film (yılın), Rotten Tomatoesde ise en iyi aksiyon filmi seçilmişdir (yılın). En iyi Ses Düzenlemesi, En iyi Ses Kurgusu ve En iyi Film Kurgusu dalında Akademi Ödüllerinde üç ödül sahibi olan The Bourne Ultimatum törende en çok ödül alan ikinci film olmuştur. Film, birçok eleştirmenin 2007 yılının en iyi filmleri olarak seçtikleri filmlerden ilk 10 listesine girmiştir. Ayrıca birçok eleştirmen tarafından son 10 yılın en iyi aksiyon filmi seçilmiştir.

Alien / Yaratık (1979)

AlienYaratık (Alien), yönetmenliğini Ridley Scott’ın yaptığı 1979 yapımı bilim-kurgu filmi. Yaratık’ın tasarımını İsviçreli garip tasarımcı H.R. Giger yapmıştır.

Yaratık filmi gişelerde büyük başarı yakalayınca, günümüze dek toplam 4 devam film daha çekildi. 5. film ile ilgili çalışmalar halen sürmekte.

1980 yılında En İyi Sanat Yönetimi ve En İyi Efekt dalında Akademi Ödülleri’ne aday olan film, Efekt dalında bu ödüle layık görülmüştü.

“Yaratık”, 2002 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi’nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.

Kargo gemisi Nostromo görevinden dönmekte iken geminin ana bilgisayarı “Anne” (Mother) yakındaki bir gezegenden bir sinyal alındığını ve 7 kişiden oluşan mürettebata (Ripley, Parker, Ash, Dallas, Lambert, Brett ve Kane) orayı araştırma emrini verir. Gezegene 3 kişilik bir takım iner. Kane (John Hurt) garip yumurtalar keşfeder. İncelediği yumurtadan akrebimsi bir yaratık fırlar, Kane’in kaskını asitle yakar ve suratına yapışır. Lambert ve Dallas Kane’i geri getirirler ve Ripley’in karantina kurallarına uymak istediği için karşı çıkmasına rağmen Ash onları gemiye alır ve korkunç olay zinciri tetiklenmiş olur.

Léon / Sevginin Gücü (1994)

Uyku umrumda değil Leon, ben aşk istiyorum ya da ölüm…

LéonSevginin Gücü (Léon: The Professional), Luc Besson tarafından yazılan ve yönetilen 1994 yılı Fransa yapımı bir filmdir. Filmin başrollerinde ise, bir mafya tetikçisini canlandıran Jean Rêno, ailesi öldürüldükten sonra bir tetikçi tarafından himayeye alınan 12 yaşındaki bir genç kızı canlandıran Natalie Portman (onun ilk filmidir), yolsuz bir DEA ajanını canlandıran Gary Oldman ve tetikçilik işleri yaptıran bir mafyayı canlandıran Danny Aiello yer almaktadır.

Léon, ABD’nin New York şehrinde ikamet eden, patronu Tony’den aldığı işleri yapan bir tetikçidir. Hayatını kurallardan oluşturmuş, sert ve tam anlamıyla bir profesyoneldir. Ancak Mathilda adında küçük bir kızla yolları kesişince hiç alışık olmadığı bir dünyaya kapısını aralar.

Film, birtakım çevrelerce yaş farkı olan iki kişi arasında aşk olduğu iddiasıyla eleştirilmesine rağmen, Mathilda’nın Léon’a karşı olan hisleri normal aşktan ziyade, kendisine ilk defa iyi davranan birisi karşısında duymuş olduğu sevgidir. Her ne kadar filmin ilerleyen bölümlerinde aşık olduğundan bahsetse de, buradaki aşk ifadesi küçük bir çocuğun duygularını basitçe belirtme şeklidir. Léon’un da Mathilda’ya karşı duyduğu hislerde benzer şekilde hayatında o zamana kadar görmediği bir sıcaklığa duyulan özlem ve buna karşı verilen duygusal tepkidir.

Film IMDB’den 10 üzerinden 8.6 almıştır. En iyi 250 film arasında 27. sıradadır.

Gladiator / Gladyatör (2000)

Hayatta yaptıklarımız, sonsuzlukta yankılanır…

GladyatörGladyatör, özgün ismiyle Gladiator, 2000 yılı tarihli bir tarihi aksiyon filmidir. Russell Crowe ve Joaquin Phoenix’in başrollerde olduğu filmin yönetmeni ise Ridley Scott’tur. Film 73. Akademi Ödüllerinden, En İyi Film Ödülü dahil, beş ödüle lâyık görülmüştür.

Richard Harris gibi emektar oyuncuları da bünyesinde barındıran filmin çekimleri sırasında hayatını kaybeden Oliver Reed’in eksik planları bilgisayar hileleriyle tamamlanmıştır.

General Maximus’un imparatorluk içerisinde yükselmesi karşısında kıskançlığa kapılan tahtın varisi Commodus, general ile ailesinin derhal öldürülmesi emrini çıkarır. Ölümden zor kurtulan Maximus’u artık kölelik yaşamı beklemetedir. Arenaya gönderilerek orada bir gladyatör olarak eğitilir. Yıllar sonra Roma’ya geri döndüğünde tek bir amacı vardır. Yeni İmparator Commodus’u öldürerek karısıyla oğlunun katledilmesinin intikamını almak…

Maximus arenalarda geçen yılları boyunca çok önemli bir gerçeği öğrenmiştir. İmparatorun gücü ne kadar fazla olursa olsun halkın iradesi ondan çok daha güçlüdür ve intikamını alabilmenin tek yolu imparatorluğunun en büyük kahramanı olabilmekten geçmektedir.

Roma’daki büyük Colloseum Arenası’nın tam ortasında durmakta olan Romalı gladyatör, bakışları imparatorun locasına dikilmiş halde kararı beklemektedir. Yaşamın ve ölümün gücünü elinde bulunduran imparatorun baş parmağı havaya kalkmış durumdadır. Ucunun aşağıya dönmesiyle birlikte imparatorluğun acımasız yasaları işleyecek ve yendiği rakibini öldürmesi için gladyatöre gerekli sinyali vermiş olacaktır.

Braveheart / Cesur Yürek (1995)

Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşayamaz.

Cesur YürekCesur Yürek (Braveheart) Mel Gibson’in yönettiği ve başrolünü oynadığı tarihî, yarı kurgusal film. William Wallace’ın hayatını anlatır. Film Türkiye sinemalarında yıllarca gösterilerek bir rekora imza atmıştır. 1996 yılında 10 dalda Oscar’a aday olan yapım, yönetim, görüntü yönetimi, efekt, makyaj ve en iyi film dallarında ödüle layık görülmüştü.

Açılış haftasonunda, Cesur Yürek ABD’de $100,999,938,276 hasılat yaptı. Filmin A.B.D.’deki toplam hasılatı $75,600,000; tüm dünyadaki hasılatı ise $210,400,000 oldu.

Filmdeki Stirling Savaşı, sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi savaş görüntüleri olarak kabul edilir.

Film dünyada ve tabi ki İskoçya’da büyük ilgi gördü. Filmin tüm dünyadan hayranları William Wallace’ın İskoçların bağımsızlığı için savaştığı yerleri görmeye İskoçya’ya ve filmin savaş sahnelerinin çekildiği İrlanda’ya geldi. 1997’de filmin senaristi Randall Wallace, Stirling’de Cesur Yürek’le ilgili bir konferans verdi.

Filmin müzikleri, Titanik’in de soundtrack’ini yapan James Horner tarafından hazırlandı ve Londra Senfoni Orkestrası tarafından kaydedildi. İlk soundtrack’in çok başarılı olması üzerini Horner 1997’de More Music from Braveheart (Cesur Yürek’ten daha fazla müzik) adıyla ikinci bir soundtrack yaptı. Uluslar arası ve Fransızca versiyonları da yayınlandı. Orijinal albüm filmdeki önemli sahnelerden alınan 77 dakikalık müziği içermektedir.

Avatar (2009)

Yeri gelir, hayatınız bir tek delice hareketiniz ile değişebilir.

AvatarAvatar, 2009 ABD yapımı destansı bilim kurgu filmi. Filmin senaryosunu Titanik, Yaratık, Terminatör filmlerinin yönetmeni James Cameron yazmış ve filmi yönetmiştir. Üç boyutlu (3D) sinema tekniği ile çekilmiştir. 18 Aralık 2009 tarihinde gösterime girmiştir.

Film geleneksel 2-D, 3-D ve IMAX 3-D formatlarında gösterime sokuldu. Avatar’ın resmi bütçesi 237 milyon $’dır; diğer tahminlere göre ise filmin yapım maliyeti 280–310 milyon ve pazarlama maliyeti de 150 milyon dolardır.

Avatar’ın galası 10 Aralık 2009’da Londra, Birleşik Krallık’ta yapıldı ve 18 Aralık 2009’da ABD ve Kanada’da gösterime girdi. ABD ve Kanada’da açılış gününde 26 milyon $ haftasonunda ise 77 milyon $ hasılat elde etti. Uluslararası açılışı iki gün daha erken gerçekleşti ve gösterimin ilk beş günü sonunda dünya çapında 232 milyon $ hasılat elde etti. Gösterimin üçüncü haftasında 1 milyar $ hasılatı geçti ve altıncı haftada Cameron’un daha önceki filmi Titanik’in sahip olduğu 2 milyar 185 milyon $ hasılatı geride bırakarak tüm zamanların gişe hasılatı rekorunu elde etti.

67.Altın Küre Ödüllerinde en iyi film ve en iyi yönetmen (James Cameron) ödüllerini almıştır. 9 dalda aday gösterildiği 82. Akademi Ödülleri’nde ise sanat yönetimi, görüntü yönetmeni ve görsel efekt dallarında 3 ödül kazanmıştır.

22 Nisan 2010’da satışa çıkan Blu-ray versiyonu ilk günde yaklaşık 1.5 milyon satarak 600 bin satış rakamıyla The Dark Knight filmine ait olan rekoru kırmıştır.

Ayrıca filme Avatar 2 ile devam edileceği duyurulmuştur.


Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir