Türk tiyatro tarihine damga vurmuş kadınlar NNZ listeliyor...

Türk tiyatro tarihine damga vurmuş kadınlar


Unutmayınız kadınlar vardır ve daima var olacaklardır!

Unutmayınız; yüzlerce yıldır bitmedi bu mücadele, yüzlerce yıldır hep öteki olduk kelimelerde, yüz yüze geliyoruz her defasında kadın olmanın ağırlığıyla, yüzlerce sorular soruyoruz var olabilmek adına, yüzlerce doğuruyoruz da anlatamıyoruz derdimizi bizden olana, yüz kere ölüyoruz, yine de yaşıyoruz bir solukta.

Sanata değer katan, “Varız, buradayız, sahnedeyiz” diyen, hiçbir koşulda vazgeçmeyen, “Bize her yer sahne” diyen kadın oyuncularımız…

Afife Jale

Afife Jale

Darülbedayi’nin 10 Kasım 1918’de tiyatro kursları için açtığı sınavı kazandı. Müslüman kadınların sahneye çıkmasının halen geleneksel olarak yasaktı ancak Darülbedayi, Müslüman kadınların sadece kadınlara özel gösterilerde oynayacakları gerekçesiyle Müslüman kadınları bünyesine almıştı. Afife Hanım, kabul edilen beş Müslüman kadından biri idi. Diğer hanımlardan üçü kursu bıraktı; Refika Hanım suflör olarak Darülbedayi kadrosunda yer aldı. Afife Hanım ise mülazim artistlik (stajyer oyuncu) kadrosuna girdi. 1920 yılına kadar oyunların provalarına katıldı, fakat sahneye çıkamadı.

1919 yılının 13 Nisan gecesi Kadıköy’deki Apollon Sineması’nda ilk gösterimi yapılacak olan, Hüseyin Suat’ın “Yamalar” adlı oyununda, Emel rolünü oynayan Eliza Binemeciyan’ın Paris’e gidişi üzerine onun yerine “Jale” takma adı ile sahneye çıktı. Böylece sahneye çıkan ilk Türk kadını olarak tarihe geçti.

Ayla Algan

Ayla Algan

Müzik ve tiyatro sanatlarını iç içe yaşayan bir sanatçı olan Ayla Algan, Yunus Emre’nin şiirlerini Almanca, Fransızca, İngilizce olarak şiirli-şarkılı okuyarak Yunus Emre’yi dünyada tanıtmıştır. Onu halka mal eden ise mizahi bir dili olan “Koca Öküz” adlı şarkısı olmuştur. New York Actor Studio Actor’s Repertuary Theatre’s of Broadway sahne eğitimi alan sanatçı, Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Şehir Tiyatroları’nın kadrosuna girdi ve 1961’de “Tarla Kuşu” oyunu ile tiyatroda ilk rolünü oynadı. Aynı yıl “Hamlet” oyununda rol aldı; hem Ophelia hem de erkek rolü olmasına rağmen Hamlet karakterini canlandırmıştı. Bu nedenle “Erkek Hamlet” olarak anıldı. Tiyatroda Hamlet rolünü oynayan dünyadaki sayılı kadın oyuncu arasında yer alır.

1965’te “Fizikçiler” oyunuyla İlhan İskender En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne layık görüldü ancak tiyatronun kolektif bir sanat olduğu gerekçesiyle geri çevirdi. 1966’da Muhsin Ertuğrul’un istifası üzerine Şehir Tiyatroları’ndan ayrıldı. 1971’de Paris’in ünlü konser salonu Olimpia’da sahneye çıkan Algan, 1972 yılında Paris’te Jean L. Bazault yönettiği Recamier Tiyatrosunda, Peter Brook’un Tiyatro Atölyesine, davetli olarak katılmıştır. 1972’de Turizm Bakanlığı’nın isteği üzerine Yunus Emre’nin 650. yıl dönümü için bir albüm hazırladı. 1975 yılında dünyaya gelen kızına Yunus Emre’den esinlenerek “Sevi” adını koydu. 1973’te Bulgaristan’daki Uluslararası Altın Orfe Şarkı Yarışması’nda savaş karşıtı bir şarkı söyleyerek ikincilik ödülünü alan Algan’a aynı yıl devlet sanatçısı unvanı verildi ve “UNICEF Onur Ödülü”‘ne layık görüldü. 1977’de Polonya Sopot Festivali’nde Oda Kızılderililerinin sorunları üstüne bir şarkı ile Dünya birinciliği kazandı.

Adile Naşit

Adile Naşit

Tiyatrocu bir aileden gelen Adile Naşit’in babası komedyen Komik-i Şehir Naşit, annesi de tiyatro oyuncusu Amelya Hanım’dır. Adile Naşit, 14 yaşında İstanbul Şehir Tiyatroları, Çocuk Tiyatrosu’na girdi. Halide Pişkin’in grubunda “Herşeyden Biraz” oyunu ile İstanbul turnesine çıkan Adile Naşit sonradan Muammer Karaca’nın tiyatrosuna girdi. 1948-1951 arasında komedyen Aziz Basmacı ve Vahi Öz ile birlikte kurdukları toplulukta çalıştı. 1961’de eşi Ziya Keskiner ve ağabeyi Selim Naşit Özcan ile birlikte kurdukları Naşit Tiyatrosu dağıldıktan sonra, 1963’ten 1975’e kadar “Gazanfer Özcan – Gönül Ülkü” tiyatrosunda çalıştı. Tiyatro oyunlarının yanı sıra “Hisseli Harikalar Kumpanyası”, “Neşe-i Muhabbet”, “Şen Sazın Bülbülleri” gibi müzikallerde beğeni topladı. Oyunlarında ve sinema filmlerindeki anne tiplemesi, kendine has üslûbu ve kahkahası onu Türkiye Sineması’nın unutulmaz isimleri arasına yerleştirmiştir. Adile Naşit canlandırdığı anne karakterleri nedeniyle 1985 yılında “Yılın Annesi” seçilmiştir.

Ayten Gökçer

Ayten Gökçer

1953 yılında Ankara Devlet Konservatuarı’nın bale bölümüne girdi. 1958 yılında Devlet Tiyatroları sanatçı kadrosuna girdi. Sinema’ya 1965’de Taçsız Kral adlı filmle başladı. Ancak daha sonra sinemadan daha çok tiyatroya önem verdi. Yedi Kocalı Hürmüz adlı müzikalde “Hürmüz” rolü ile baş rolde oynadı. 1988’de Devlet Sanatçısı olan Ayten Gökçer, pek çok ödül kazandı. Bu ödüllerden bazıları:

1966 – 1967 Sanat Sevenler Derneği Yılın En İyi Kadın Oyuncusu ödülü
1970 – 1971 Sanat Sevenler Derneği Yılın En İyi Kadın Oyuncusu ödülü
1974 – Gazeteciler Derneği En İyi Sanatçı ödülü
1975 – Gazeteciler Derneği En İyi Kadın Sanatçı ödülü
1976 – Tercüman gazetesi okuyucu oyları ile Yılın Sanatçısı ödülü
1982 – Ses Mecmuası Yılın En İyi Kadın sanatçısı ödülü
1989 – Türk Basın Birliği’nin Yılın En Başarılı Kadın Sanatçısı ödülü
1990 – Türk Basın Birliği’nin Yılın En Başarılı Kadın Sanatçısı ödülü
1992 – Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü
1997 – Türk İş Kadınları derneği En İyi Sanatçı ödülü

Çolpan İlhan

Çolpan İlhan

İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda tiyatro bölümünü ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümünden mezun oldu. Bu sırada akademideki arkadaşları ile birlikte “Akademi Tiyatrosu” adıyla bir tiyatro grubu kurdu ve oyunlar hazırladı. Bu sırada gelen bir teklifle 1957 yılında ilk sinema filmi “Kamelyalı Kadın”da başrol oynadı. Aynı yıl içinde Küçük Sahne’de Münir Özkul ve Uğur Başaran ile “Sevgili Gölge” adlı oyunla ilk profesyonel oyununu oynadı.

Üç sezon Küçük Sahne’de tiyatrolarda rol aldıktan sonra bu tiyaronun dağılması ile Oda Tiyatrosu’nda Müfit Ofluoğlu ile Sabahattin Kudret Aksal’ın “Tersine Dönen Şemsiye”sini sahneledi. Daha sonra Kent Oyuncuları ile Güner Sümer’in “Yarın Cumartesi”‘nde oynadı. Kenterler ile de “Baharın Sesi”, “Nalınlar” ve “Aptal Kız”da sahne aldı. Çolpan İlhan, şair Attilâ İlhan’ın kızkardeşi, sinema sanatçısı Sadri Alışık’ın eşi ve oyuncu Kerem Alışık’ın annesidir. Kültür Bakanlığı tarafından 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanı verilen oyuncu aynı zamanda Sadri Alışık Kültür Merkezi’nin kurucusudur.

Gülriz Sururi

Gülriz Sururi

İlk kez 1942’de İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Bölümü’nde sahneye çıktı. İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro ve Şan Bölümleri’nde eğitim gördü. Konservatuvarı bitiremeden bazı özel topluluklarda çalışmaya başladı. 1955’te Muammer Karaca Topluluğu’nda profesyonel sanat yaşamına başladı. 1960’ta Dormen Tiyatrosu’na geçti. 1961’de, bu toplulukta sahnelenen “Sokak Kızı İrma”daki rolüyle en iyi kadın oyuncu olarak İlhan İskender Armağanı’nı kazandı.

1962’de tiyatrocu Engin Cezzar’la evlendi. Aynı yıl eşi ile bilrikte Küçük Sahne’de Gülriz Sururi – Engin Cezzar Tiyatrosu’nu kurdu. Sokak Kızı Irma, Ferhat ile Şirin, Teneke, gibi pek çok oyunda rol aldı. 1966’da “Teneke” oyunundaki rolüyle İlhan İskender En İyi Kadın Oyuncu Armağanı’nı bir kez daha kazandı. Aynı yıl Türk Kadınlar Birliği’nce “Yılın Kadını” seçildi. Haldun Taner’in yazdığı, Genco Erkal’ın yönettiği ve ilk olarak 31 Mart 1964’te sahnelenip uzun süre kapalı gişe oynayan “Keşanlı Ali Destanı”‘nda “Zilha” rolündeki başarısıyla ünü arttı. 1971’de “Hint Kumaşı” adlı oyundaki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü üçüncü kez kazandı. 1979-1980 mevsiminde Mehmet Akan’la birlikte, topluluğun o güne dek sahnelediği oyunlardan “Uzun İnce Bir Yol” adlı bir derleme yaptı ve gösteriminde oynadı. Edith Piaf’ın yaşam öyküsünden Başar Sabuncu’nun oyunlaştırdığı “Kaldırım Serçesi” adlı oyun ile müzikli tiyatro sanatçısı olarak ustalığını gösterdi. 1982-1983 sezonunda bu oyundaki yorumuyla Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü, İzmir Gazeteciler Derneği’nin Altan Artemis Ödülü’nü ve Milliyet gazetesinin 1983 Süperstar Tiyatro Oyuncusu Ödülü’nü kazandı. Engin Cezzar’ın uyarladığı ve yönettiği “Filumen”, Edward Albee’nin “Tatlı Para” (özgün adı: Everything in the Garden), Bilgesu Erenus’un yazdığı, Rutkay Aziz’in sahnelediği “Halide” gibi oyunlarda rol aldı.

Dramdan güldürüye ve müzikli oyuna dek her çeşit eserde rol alan Sururi, oyunculuğunun dışında Türk tiyatrosunda yöneticilik de yaptı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin kurduğu Konçinalar Kumpanyası adlı toplulukla 2008’de kendisinin yazıp yönettiği “Biz Sıfırdan Başladık” adlı oyunu sahneye koydu.

İpek Bilgin

İpek Bilgin

Türk tiyatro oyuncusu, tiyatro oyun yönetmeni, oyuncu çalıştırıcısı ve çevirmendir. Esasen tiyatrocu olan İpek Bilgin, tiyatronun yanı sıra birçok sinema filmi ve televizyon dizisinde de oynamıştır. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda görev yapmıştır. Tiyatrocu Çağ Çalışkur’un annesidir.

Çevirmenlik de yapan İpek Bilgin, tiyatro hakkında yazılan Eric Morris ve Joan Hotchkis’in “Rol Yapmayın Lütfen” kitabı ile Eric Morris’in “Fütursuz Oyunculuk Oyunculukta İşçilik Süreci” kitabını İngilizceden çevirerek Türkçeye kazandırmıştır.

2000 yılındaki 48. Sanat Kurumu Tiyatro Ödüllerinde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü Aylin Damcıoğlu ile paylaşmıştır.

Rol aldığı bazı oyunlar:

Uğrak Yeri : Philip Ridley – Craft Tiyatro, 2012
Festen/Kutlama Dotkoleksiyonda – (2011)
Pornografi Tiyatro Dot – (2009)
Vur Yağmala Yeniden serisinin 5. oyunu:Aşk İçin Her Şeyi Yaparım Ama Bunu Yapamam – Marion (2008)
Vur Yağmala Yeniden serisinin 6. oyunu: Ana (2008)
Savaş İkinci Perdede Çıkacak : Oldrich Danek – İstanbul Devlet Tiyatrosu Anicka, Landecka (2007)
Sıradan Bir Gün – (2004)
Geyikler Lanetler : Murathan Mungan – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1998
Gılgameş : Zeynep Avcı – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1996
Çamaşır Hane : D. Durvin – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1991
Sıla (oyun) : Horton Foote – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1988
Buzcu Geliyor : Eugene O’Neill – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1988
Karar Kimin : Brian Clark – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1983

Serra Yılmaz

Serra Yılmaz

Sanat hayatına Dostlar Tiyatrosu’nda başlayan Yılmaz, Fransa Kültür Bakanlığı tiyatro sorumlusu olan Robert Abirached’den tiyatro dersleri aldı. Uzun yıllar boyunca önce dramaturg, oyuncu ve Genel Sanat Yönetmen Yardımcısı olarak, daha sonra Rainer Werner Fassbinder’in “Diğerlerinin Adı Ali” oyununu sahneye koyarak Şehir Tiyatroları’nda yer aldı. Sanatçı, Ferzan Özpetek’in “Karşı Pencere” filminde büyük başarı elde etmiştir. İtalyan sinema dünyasında iyi tanınan Serra Yılmaz, yurt içinde ve dışında sinema ve dizi filmlerde rol almaktadır. 2011 Venedik Film Festivalinde “İlk Yapıt” kategorisinde jüri üyesi olarak görev almıştır. 28 Kasım 2014 tarihinde Türkiye’ye gelen Papa I. Franciscus’un Türkiye ziyareti boyunca çevirmenliğini yaptı. 15. Premio Persefone Ödülleri’nde, Talimhane Tiyatrosu’nun “Baba ve Piç” oyunundaki rolü ile “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazandı. 2017 yılında ise İtalya’da MIX Milano Festivali’nde “Komedi Kraliçesi” (Queen of Comedy) ödülüne layık görüldü.

Suna Selen

Suna Selen

Lise yaşamı boyunca bir yandan da Beşiktaş Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’ne devam etti. 1956’da ailesinin isteği üzerine hukuk eğitimi almaya başladı. Bir yandan da Dormen Tiyatrosu’nda çalışmaya başladı. Bir yıl sonra hukuk eğitimini yarıda bırakarak İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’de resim öğrenimine başladı. Evlendikten sonra Akademi’den ayrıldı ve Dormen Tiyatrosu’ndaki rolünü sahneye çıkmadan bıraktı. Profesyonel tiyatro yaşamına daha sonra 1959-60 tiyatro mevsiminde Alexandro Casona’nın “Şafakta Gelen Kadın” piyesiyle başladı. Aynı sezon Alber Husson’un “Gökteki Kaldırımlar” komedisinde Nicole Cerusier rolüyle kısa bir zamanda ünlendi.

Tiyatro oyunlarının yanı sıra bir çok sinema filmi ve dizide de rol aldı. “Pamuk Prenses ve 7 Cüceler” filmindeki cadı rolü ile 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde , “Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri” filmindeki Füruzan rolü ile Ankara Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’ne, “Gönderilmemiş Mektuplar” filmindeki Elmas rolü ile En İyi Kadın Oyuncu ödülü’ne değer görüldü. Zincirbozan (2007) filminde Rahşan Ecevit’i canlandırdı.

Rol aldığı bazı oyunlar:

Kalpak (oyun) : Vera Kissel – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2013
Antigone : Sophokles – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2011
King Kong’un Kızları : Theresia Walser – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2010
Arıza : Emre Koyuncuoğlu – İKSV – 2006
Yaban (oyun) : Yakup Kadri Karaosmanoğlu – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2004
Kırmızı Yorgunları : Özen Yula – İzmit Şehir Tiyatrosu – 2003
Kanlı Düğün : Federico Garcia Lorca – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2000
Gel Evlenelim Yürü Boşanalım Necati Cumalı – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 1999
Atçalı Kel Memet : Orhan Asena – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 1998
Tartuffe : Moliere – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1997
Kanlı Düğün : Federico Garcia Lorca – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1996
Sevgili Yalan : Jurgen Cross : Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1994
Budala : Fyodor Dostoyevski\Simon Gray – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 1990

Suna Pekuysal

Suna Pekuysal

İstanbul Belediye Konservatuvarı Şan ve Bale Bölümü’nde öğrenim görürken, 1949 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun çocuk bölümünde Kadri Ögelman’ın “Artist Aranıyor” adlı oyunuyla ilk kez sahneye çıktı. 54 yıl Şehir Tiyatroları’nda görev yapan sanatçı, 24 Ekim 1998 tarihinde Şehir Tiyatroları’ndan emekli oldu.

Pekuysal, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda 1984 yılında sahnelenen, Ekrem Reşit Rey’in 1933 yılında kaleme aldığı, Cemal Reşit Rey’in bestelerini yaptığı ve Haldun Dormen’in sahneye koyduğu “Lüküs Hayat” adlı müzikalde Zihni Göktay ile 14 yıl aralıksız olarak oynadı. Büyük bir başarı kazanan ve yediden yetmişe her yaştan seyirciye nostalji yaşatan “Lüküs Hayat”ın ardından emekli olan sanatçı, Şehir Tiyatroları’nda Joseph Kesselring’in yazdığı ve Çetin İpekkaya’nın yönettiği “Ahududu” adlı oyunda konuk sanatçı olarak rol aldı. Suna Pekuysal, 53 yılda 250 oyunda, 100 filmde rol aldı.

Adı, her zaman Türk tiyatrosunun en iyileri arasında anıldı. Suna Pekuysal’a göre “Sanatçının emeklisi olmaz”. O, ölene kadar tiyatro yapmak istiyor ve ısrarla vurguluyordu: “Sahnede ölmek istiyorum!”

Tilbe Saran

Tilbe Saran

İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü ve İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Çalıştığı tiyatrolar arasında Dormen Tiyatrosu, Kent Oyuncuları, İstanbul Şehir Tiyatroları, Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu, Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu var. Ayrıca 1995’te Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu’nu Cüneyt Türel ve Işıl Kasapoğlu ile birlikte kurdu. Oynadığı birçok rolle ödüle layık görülen oyuncu, çeşitli radyo, sinema ve televizyon çalışmalarının yanı sıra seslendirme ve eğitmenlik de yapmaktadır.

Rol aldığı bazı oyunlar:

Martı : Anton Çehov – Tiyatro Pürtelaş – 2017
Vanya Sonya Maşa ve Spike : Christopher Durang – Tiyatro Pera – 2016
Savaş (oyun) : Lars Noren – Tiyatro Pürtelaş – 2014
Düğün : Tilbe Saran – Evren Ercan – Eda Çatalçam – Ayşe Bayramoğlu – Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu – 2011
Cesaret Ana ve Çocukları : Bertolt Brecht – Semaver Kumpanya – 2008
Koca Bir Aşk Çığlığı : Josiane Balasko – Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu – 2006
Nathalie : Philippe Blasband – Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu – 2005
İki Hayat Sonra : Brian Friel – Kent Oyuncuları – 2004
Fernando Krapp Bana Mektup Yazmış – Tankred Dorst – Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu – 2003
Tek Kişilik Şehir – Behiç Ak – Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu – 2002
Bay Knepp – Jorge Goldenberg – 2001
Sevilmek – Bilge Karasu – Aksanat Prodüsiyon Tiyatrosu – 2000
Molly S. : Brian Friel – Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu 1999
Alacaklılar : August Stringberg – Aksanat Prodüsiyon Tiyatrosu – 1998
Abelard Ve Heloise : R. Duncan – Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu – 1997
Martı : Anton Çehov – Kent Oyuncuları – 1996
Çalıkuşu : Reşat Nuri Güntekin – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1995
Vanya Dayı – Anton Çehov – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1994
Tartuffe – Molière – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1992
Kral Lear – William Shakespeare – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1990
Hangisi Karısı – Ray Cooney – Dormen Tiyatrosu – 1989

Tomris İncer

Tomris İncer

Sinema oyunculuğuna 1973 yılında Türkan Şoray’ın başrolünü oynadığı “Azap” filminde rol alarak başladı. 1974 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda kadrolu oyuncu olarak çalışmaya başladı. Canlandırdığı karakterlerle seyircinin gönlünde taht kuran sanatçı pek çok sinema ve dizi filmin yanı sıra özel tiyatrolarda da rol aldı. En önemli çıkışını “Bir İstanbul Masalı” adlı diziyle yaptı.

Oynadığı bazı oyunlar:

Kral (Soytarım) Lear : William Shakespeare – Pangar Tiyatro – 2014
Öldün, Duydun mu? : Yiğit Sertdemir – Altıdan Sonra Tiyatro – 2013
Gerçek Hayattan Alınmıştır : Yiğit Sertdemir – Altıdan Sonra Tiyatro – 2012
Tehlikeli İlişkiler : Choderlos De Laclos – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2010
İkiye Bölünen Vikont : İtalo Calvino – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2010
Dünya’nı Ortasında Bir Yer : Özen Yula – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2010
Divane Ağaç : Turgay Nar – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2009
Leons ile Lena : Georg Büchner – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2008
Ölümsüz Öykü : Karen Blixen – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2007
Eskici Dükkanı : Orhan Kemal – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2006
Çok Uzak : Carly Churchill – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2005
Medea : Euripides – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2003
3. Richard : William Shakespeare – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2001
Kapıyı Aç : Krzysztof Choinski – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2001
Gölge Ustası – İstanbul Şehir Tiyatrosu
Canlı Maymun Lokantası : Güngör Dilmen – İstanbul Şehir Tiyatrosu
Altı Derece Uzak – İstanbul Şehir Tiyatrosu
Mikado’nun Çöpleri : Melih Cevdet Anday – İstanbul Şehir Tiyatrosu
Bahar Noktası : William Shakespeare – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1980

Zerrin Tekindor

Zerrin Tekindor

1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olmuştur. 1985 yılında Devlet Tiyatrosunda göreve başlamıştır. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda pek çok oyunda oynamıştır. 2003 yılında İstanbul Devlet Tiyatrosuna tayin olan Zerrin Tekindor, “İstanbul’da da”, “Müfettiş”, “Dünyanın Ortasında Bir Yer” ve “Vahşet Tanrısı” adlı oyunlarda rol almıştır. 2004 yılında “Müfettiş” adlı oyundaki Anna Andreyevna rolü ile, 2010 yılında “Vahşet Tanrısı” adlı oyundaki Annette Reille rolü ile ve 2014 yılında “Kim Korkar Hain Kurttan” adlı oyundaki Martha rolü ile 3. kez Afife Tiyatro Ödülüne layık görülmüştür.

2012 yılında Oyun Atölyesi prodüksiyonu olan “Antonius ile Kleopatra” adlı oyunda yer almıştır. Oyun, Globe to Globe festivali kapsamında Londra Shakespeare’s Globe tiyatrosunda sahnelenmiştir.

Rol aldığı bazı oyunlar:

Arzu Tramvayı : Tennessee Williams – ID İletişim & BKM – 2017
Kim Korkar Hain Kurttan? : Edward Albee – Oyun Atölyesi – 2013
Antonius ile Kleopatra : William Shakespeare – Oyun Atölyesi & Shakespeare’s Globe – 2012
Vahşet Tanrısı : Yasmina Reza – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2009
Dünyanın Ortasında Bir Yer : Özen Yula – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2007
Müfettiş : Nikolay Vasilyeviç Gogol – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2003
Aşk Öldürür : Vladimir Volkoff – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1999
Savaştan Barışa Aşktan Kavgaya : Recep Bilginer – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1999
Geyikler Lanetler : Murathan Mungan – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1999
Göğe Açılan Pencere : David Hare – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1997
İstanbul Efendisi : Musahipzade Celal – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1995
Büyük Aşkların Sonuncusu : Neil Simon – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1995
Death-Ölüm : Woody Allen – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1994
İstanbul Efendisi : Musahipzade Celal – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1993
Gürültülü Patırtılı Bir Hikaye : Savaş Dinçel – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1993
Ferhat ile Şirin : Nâzım Hikmet – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1992
Çamaşırhane : D.Durvin\H.Prevest – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1991
Bir Kadın Bir Düş Bir Oyun : Alan Aycborn – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1987

Yıldız Kenter

Yıldız Kenter

Ankara Devlet Konservatuarı Yüksek Bölümünü sınıf atlayarak bitirdi. On bir yıl Ankara Devlet Tiyatrosunda çalıştı. “Rockefeller” bursu kazanarak, American Theatre Wing, Neighbourhood Play House ve Actor’s Studio’da oyunculuk ve oyunculuk öğretiminde yeni teknikler üzerine çalışmalar yaptı. Ankara Devlet Konservatuvarı’na hoca olarak atandı.

1959’da Devlet Tiyatrosu’ndan ayrıldı. Muhsin Ertuğrul ile bir yıl çalıştı. Kardeşi Müşfik Kenter ve eşi Şükran Güngör ile Kent Oyuncuları Topluluğunu kurdu. Daha sonraki yıllarda sürekli olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’ta “Değişen Eğitim Metotları” ve “Oyunculuk Metotları” üzerine çalışmalar yaptı.

1959’da Devlet Tiyatrosu’ndan ayrıldı. Muhsin Ertuğrul ile bir yıl çalıştı. Kardeşi Müşfik Kenter ve eşi Şükran Güngör ile Kent Oyuncuları Topluluğunu kurdu. Daha sonraki yıllarda sürekli olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’ta “Değişen Eğitim Metotları” ve “Oyunculuk Metotları” üzerine çalışmalar yaptı.

1962’de tiyatro hizmetlerinden ötürü “Yılın Kadını” seçildi. 1968’de İstanbul’da Kenter Tiyatrosunun binasının inşaatını tamamladı. Sinema oyuncusu olarak üç kez “Altın Portakal” ödülüne layık görüldü. Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda, Danimarka, Kanada, Yugoslavya ve Kıbrıs’ta İngilizce ve Türkçe oyunlar sergiledi.

100’ün üstünde oyun oynadı. 100’e yakın oyun sergiledi. Shakespeare, Çehov, Brecht, Inoesco, Pinter, Albee, Tennessee Williams, Alan Ayckbourn, Arthur Miller, Brian Freil, Neil Simon, Athol Fugard, Sergey Kokovkin gibi pek çok yazarların yanı sıra Melih Cevdet Anday, Necati Cumalı, Güner Sümer, Adalet Ağaoğlu, Zeki Özturanlı, Güngör Dilmen, Muzaffer İzgü gibi pek çok Türk yazarının oyunlarını da sahneye koydu, oynadı.

1984 de Roma’daki İtalyan Kültür Birliğince “Adalaide Ristori” ödülüne layık görüldü. Profesör Yıldız Kenter, 37 yıldır sahne hocalığı yapmaktadır.

1989 yılında, Korsika – Bastia Film Festivalinde “Hanım” filmindeki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldı.

1991 yılında tiyatro sanatına hizmetlerinden ötürü Uluslararası Lions Kulübünün “The Melvin Jones” ile ödüllendirildi. İki kez Ulvi Uraz “En İyi Kadın Oyuncu”, üç kez de aynı dalda Avni Dilligil ödülüne laik görüldü.

1994’de “Konken Partisi” oyunundaki Fonsla rolü ile “Olağanüstü Yorum” ödülünü aldı. Finlandiya Dünya Kadın Kuruluşu tarafından yüzyılın en başarılı yüz kadınından biri olarak onurlandırıldı. 1995’de Kültür Bakanlığınca, tiyatro sanatına katkılarından ötürü “Onur” ödülüne layık gördü. Profesör Kenter’e aynı yıl tiyatro sanatına katkılarından dolayı “Mevlana Kardeşlik ve Barış Ödülü” verildi.

1996’da Magazin Gazetecileri Derneği tarafından Ramiz ile Jülide’deki Jülide rolü için “En İyi Kadın Oyuncu” ödülü verildi. 19 Mayıs 1997’de Uluslararası İstanbul Festivali tarafından ömür boyu Tiyatro Sanatına katkısından dolayı verilen onur ödülü Yıldız Kenter’e Dame Diana Rigg tarafından takdim edildi.

1998’de Ankara Sanat Kurumu “Yılın Kadın Sanatçısı” ödülü, 1998 Muhsin Ertuğrul yaşam boyu tiyatro sanatına katkılarından dolayı onur ödülü, 1998 Cumhurbaşkanlığı Büyük Kültür ve Sanat Ödülü, “Martı” adlı oyunda Madam Arcadina rolüyle 1999, Afife Tiyatro Ödülleri – En İyi Kadın Oyuncu ödülü.


Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir